1991 yýlýnda ABD Tarým Bakanlýðý tarafýndan yayýmlanan ve günümüzde tüm beslenme uzmanlarýnýn saðlýklý beslenmenin ana kuralý olarak kabul ettiði "Beslenme Piramidi"nin en alt sýrasýnda yer alan (en çok tüketilmesi gereken karbonhidratlar grubu) bölümün içine ekmek, tahýl, pirinç ve makarna girer.
Besleyici özelliðinin yüksek olmasý nedeni ile, makarnanýn öðünlerimizde ayrý bir önemi bulunur. Makarna, kompleks karbonhidratlar yani kalori içermesinin yaný sýra, vücudumuzun ihtiyacý olan lif, vitamin ve mineralleri de saðlayan karbonhidratlar grubuna girer. Makarnada A, B1, B2 vitaminleri ile demir, kalsiyum, fosfor, potasyum bulunur. Protein yönünden de bir hayli zengindir. Yað ve sodyum oraný düþük olduðu için, kolesterol riski bulunmaz. Hatta çok az minör yað bileþenleri ve yüksek oranda lineolik yað asidi içerdiðinden, kolesterolü düþürücü etkisi bile vardýr.
Metabolizmada kolay parçalandýðýndan hemen enerjiye dönüþen makarna kolay hazmedilir. Makarna uzun süre tok tuttuðu içinde genel kanýnýn aksine þiþmanlatmaz. Spor gibi çok enerji gerektiren faaliyetlerde bulunan kiþiler için makarna, özellikle tüketilmesi gereken bir besindir.
Makarnayla ilgili olan yaygýn fakat yanlýþ bir düþünce de, sofralarýmýzda etin veya sebzenin yanýnda yenen yan yemek olduðudur. Oysa ki hafif bir sosla zenginleþtirilmiþ makarna, ana yemek olarak hem doyurucu hem de çok besleyicidir.
|