Bitlis İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüsnü Işıkgör, yöresel yemeklerin özellikle maddi bakımdan masraflı olduğunu ve hemen hemen hiçbir yemeğin etsiz yapılmadığını söyledi.
Işıkgör`ün verdiği bilgiye göre, Bitlis`te etin mezbahadan çıkmasıyla tüketilmesi, çok kısa bir sürede gerçekleşiyor. Mezbahadan kasaplara getirilen et, soğumadan evvel satılıyor. Kesimin üzerinden bir gün geçmişse bu ete rağbet edilmiyor. Kesinlikle soğuk hava depolarında bekletilmiş et, halk tarafından alınmıyor. Etler sabahleyin geliyor, öğleye kadar tüketiliyor. Bir, iki kilo kadar et almak, ayıp sayılıyor. Daha çok teke, koyun, sığır ve kısmen kuzu eti tüketiliyor.
Türkiye`nin birçok yöresinde bilinmeyen Bitlis mutfağına özgü lezzetler ise şunlar:
Ciğer taplaması, tutmanc aşı, şekalok, gılorik, has dolması, mişevşi, ayran aşı, turşu aşı, çireş çorbası, kengerli pilav, turşlu dolma, fındık dolması, gari aşı, halise, soğan köftesi, çorti taplemesi, gebol, keledoş, pıçoç, halim aşı, yalancı dolma, şille, parpar, şalgam yemeği, soğan yemeği, umanç aşı, köki, jağlı (bir çeşit ot) yumurta, cümür, yarma aşı, kurut aşı, bezirgan çorbası, kaklı pilav, pazik boranisi, cevizli fetir, şor balıklı pilav, baklalı pilav, içli köfte (Bitlis köftesi), katıklı dolma, çorti aşı, büryan ve avşor (tuzlu su yemeği).
|