Adana`da ramazan sofralarının vazgeçilmezleri arasında, kebabın yanı sıra içli köfte, ``analı kızlı``, ``yüksük çorbası``, ``mahluta`` ve ``dul avrat çorbası`` bulunuyor. Hafif yemek isteyenler ``babagannüç`` adıyla bilinen patlıcan salatasını tercih ediyor.
İftar sofralarındaki yöresel yemeklerin başında, un ve yumurta karışımlı hamur yoğurulup küçük parçalar halinde yuvarlak olarak kesilip, tuz, salça ve erik ekşisi eklenerek fındık büyüklüğünde kıyma et köftesi ile yapılan yüksük çorbası geliyor. Bu çorba, mantı gibi hazırlanıp nohutla pişirilerek servis yapılıyor.
``Dul avrat çorbası``, yeşil mercimek, nohut ve limonla, mahluta çorbası da kırmızı mercimeğin suyla kaynatılmasıyla yapılıyor. Mahluta çorbası, kıvama geldikten sonra ayrı bir tavada kızartılan sıvı yağın içerisine kırmızı pul biber atılarak kızartılıyor. Çorbanın tabaklara konulmasından sonra kızartılmış yağ, üzerine kaşıkla dökülerek servis ediliyor.
Küçük boyutlarda yapılmış içli köfte ile köftenin dış malzemesinin avuç içinde yuvarlanması sonucu elde edilen küçük topların salçalı, baharatlı suda kaynatılmasıyla yapılan ``Analı kızlı`` da Adana yaygın olarak tüketiliyor.
Zeytinyağında çok az kavrulan soğan ve salçaya küp halinde kesilen kabakların eklenmesiyle su eklenerek pişirilen kabak çintmesi ise bol baharat ve üzerine sarımsaklı yoğurt eklenip, sıvı yağda kırmızı pul biberle hazırlanan sos dökülerek servis yapılıyor.
Siyah havuçtan yapılan şalgam, sofralardan eksik olmuyor. Böbreklere iyi geldiği belirtilen şalgam, lokantaların yanı sıra caddelerde özel kıyafetli satıcılar tarafından, sıcaktan bunalan ve serinlemek isteyenlere ikram ediliyor.
Karakuş tatlısı, elde açılmış birkaç kat ince hamur, kaba dövülmüş ceviz ve biraz da toz şekerden oluşuyor. Kalori problemi olmayanlar, nar gibi kızarmış, bal rengindeki halka tatlıyı iftar sofralarından eksik etmiyor.
|